7 Eylül 2012 Cuma

Diego Rivera - Santa Anita'nın Çiçek Festivali Bayramı


Diego Rivera 1886 yılında, Guanajuato, Mexico'da doğdu. 20. yüzyılın 
önde gelen ressamlarından ve duvar sanatçılarından biri olan Diego çocuk yaşta 
resme başladı. Güzel Sanatlar Resim Bölümü'nde okudu, daha sonra yaşamak ve
 sanatını geliştirmek  için Avrupa'ya gitti. Kübist olarak başladığı sanatının, stili ve 
konusu, değişen dünya koşullarıyla birlikte değişti. Meksika ve Rus Devrimi'nin 
politik ideallerinin etkisiyle, Meksika'nın yerli halkının ve işçi sınıfının yaşamını 
yansıtan resimler yapmaya başladı. 1921 yılında hükümet programıyla, kamu 
binalarının duvarlarına yaptığı resimlerde Meksika halkı ve halkının geçmişi onun 
konusu oldu.

1930 ve 40'lı yıllarda Amerika'da da duvar resimleri yapmaya başladı. 
New York City'de RCA binasının duvarına yaptığı Kavşaktaki Adam 
(Man at the Crossroads) isimli Lenin portresi Rockefeller ailesi tarafından 
durduruldu ve tahrip edildi.

Kişisel hayatı gibi sanat hayatı da dramatik oldu. 1929 yılında Frida Kahlo ile 
evlendi. Fırtınalı ilişkiler yaşayan Diego ve Kahlo 1939 yılında boşanıp, bir yıl sonra 
tekrar evlendiler, Frida Kahlo 1954 yılında öldü. Daha sonra bir sanat tüccarı ile
 evlenen Diego 1957 yılında vefat etti.

5 Eylül 2012 Çarşamba

Winslow Homer - Stüdyo, 1867 - Canvas Tablo


Winslow Homer (1836 - 1910) Amerikalı realist ressam. Sanat yaşamına 
illüstratör olarak başlamış ve bu kariyeri 20 yıl sürmüş ve 19. yüzyıl Amerikası'nın 
önde gelen sanatçıları arasına girmeyi başarmıştır. Ballou's Pictorial ve Harper's Weekly dergilerine illüstrasyonlar çizerek, genişleyen illüstrasyon pazarına ve o dönemin 
değişen moda anlayışına katkıda bulunmuştur. 

Erken dönem gravürlerinde, sosyal ve şehir yaşamını, temiz hatlar, basit formlar,
 ışık ve karanlığın dramatik kontrastını kullanarak resmetmiştir. Daha sonraki 
yağlıboya ve suluboya çalışmalarında da aynı sanatsal başarıyı göstermiştir. 
Eserlerinde, çiftçi kız, av ve avcılar, okulda oynayan çocuklar gibi 19. yüzyıl 
Amerikan yaşamına ait doğa ve insan ilişkilerini kullanmıştır. Ayrıca deniz ve 
denize ait konuları çok başarıyla işleyerek, Kuzey Denizi'ndeki balıkçı köylerini, 
tarım arazilerini, sahil köylerini, Karayipler ve Maine Kayalık sahilini suluboya 
tekniğini kullanarak tuvaline taşımıştır. 

4 Eylül 2012 Salı

Edward Hopper - Chop Suey


Edward Hopper New York'da 1882'de doğdu. Sanatsal olgunluğu 1920'lerin 
ortalarından sonra başladı.  Edward Hopper Amerikan realist sanatının en 
kalıcı ve popüler görüntülerini üretti. Kariyeri boyunca sıradan insanları, yerleri 
ve yalnızlığın verdiği buruk konforu ve izolasyon duygusunu dramatik sahnelerle vermiştir. Resimleri boşluk ve sessizlikle doludur. Dünya savaşları sırasında Amerikan restoranlarını, sinemaları, apartmanları ofisleri ve şehir yaşamını resmeder. Kırsal New England resimlerindeki kıyılar ve mimari, parlak güneş ışığı ve gölgeler Hopper'ın resimlerindeki sembolik öğelerdir. Hopper'ın eserlerindeki sinematografik geniş kompozisyonlar, ışığın dramatik kullanımı ve karanlık, ressamı film yapımcıları arasında da popüler kıldı. Örneğin, ressamın House by the Railroad isimli resminin, Alfred Hitchcock'un 1960 yapımı filmi Psycho'daki eve örnek olduğu söylenir. Terrence Malick'in Days of Heaven isimli filminde kullanılan ev de aynı resimdeki evin etkisi altındadır.

Yukardaki resminde ise Edward Hopper, modern giyimli iki kadını bir Çin Restoranı'nda 
ve yemekten önceki bir anda tasvir etmiş. Figürler arasındaki  ilişki belirgin değildir, 
birbirleriyle konuşmaya niyetlerinin olup olmadığı belli değildir. Bu figüratif çalışmada Hopper soyut resimle flört etmektedir. Figürlerin aralarındaki açı, dikdörtgen pencere, aralarındaki köşeli masa ve kadınlar  geometrik formların dengesi ile çevrelenmiştir.


3 Eylül 2012 Pazartesi

Dünyanın en önemli 10 sanat koleksiyoneri



Ne zaman bir koleksiyoncu olabilirim diye sorabilirsiniz? Bir satıcı, "Bir resim 
satın alıp, bunu nereye koyacağınız hakkında bir fikriniz olmadığı zaman"; 
bir koleksiyoncu ise "Artık duvarlarınızda boş yer kalmadığı zaman diye yanıtladılar
bu soruyu.

Niçin toplarız? Geç sanat tarihçisi Kenneth Clark'a göre bunun çeşitli nedenleri var; 

Bu nedenlerden bazıları;
. Sosyal sınıf atlama
. Değer artışı
. Başka hiçbir yerden alamayacağınız duygusal ödül
. Duygusal tatmin

Çok parası olan koleksiyonerlerin ise en çok ilgi duyduğu sanatçılar; 
Picasso, Andy Warhol, Bacon ve Mark Rothko


Dünyanın en önemli 10 sanat koleksiyoneri;

Helena and Bernard Arnault
Debra and Leon Black
Edith L. Eli Broad
Halit Cıngıllıoğlu
Alexandra and Steven A. Kohen
Laurence Graff
Philip S. Niarcos
François Pinault
Emily and Michel Rales
Sheik Saud bin Muhammod bin Ali El-Thani





Picasso, Guernica adlı eserinde nereden etkilendi?


Sanat dünyasından birçok uzman, Leon Katedrali'ndeki 10. yüzyıla ait Mozarabic İncil'le, Picasso'nun Guernica adı eseri arasında olağanüstü benzerlik olduğunu belirtmişlerdir. İncil, 1929'da Barcelona'da, 1937'de Paris'te sergilendi. Leon Müzesi Müdürü Máximo Gómez Rascon, İncil'de Aziz Luke olarak tasvir edilen boğa figürünün, neredeyse Picasso'nun eserinde sembolize edilen boğa figürüyle tamamen aynı olduğunu belirtti. Benzerlik sadece bu kadarla sınırlı değil. Picasso'nun dili dışarda at kafası ile yine İncil'deki at aynı zamanda aslan kafası büyük benzerlik göstermektedir. Müze Başkanı bunun bir tesadüf olmadığını, 920 yılında Deacon John tarafından oluşturulan bu İncil'in Picasso tarafından göründüğünü düşündüğünü beliritti





2 Eylül 2012 Pazar

Bilinen ilk gözlük resim İtalya'da...


Bilinen ilk gözlüklü resim 1352 yılına ait. İtalya'nın Treviso kentindeki  
San Nicolo bazilikasındaki resim, Tommaso de Mondena tarafından yapılmış
 ve Provence Kardinali Hugo'yu masasında yazı yazarken tasvir ediyor.

1 Eylül 2012 Cumartesi

Paul Fischer - Danimarkalı Empresyonist Ressam - Canvas Tablo

Paul Fischer (1860 - 1935) Danimarkalı Empresyonist ressam. 

Erken dönem resimleri şehir hayatına dairdir. Paris'te kaldıktan sonra, 

renkleri daha canlı ve aydınlıktır. Şehir ressamı olarak ün kazanmıştır. 

Sadece Danimarka değil, İskandinavya, İtalyan ve Almanya'dan da 

resimler yapmıştır. Çıplak kadınlı, parlak güneşli deniz banyosu 

sahnelerini çok çizmiştir. Steinlein ve Toulouse Lautrec'den etkilenerek 

afişler de yapmıştır.