heykel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
heykel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2013 Pazartesi

Anish Kapoor Sergisi 12 Şubat 2014'e kadar Sakıp Sabancı Müzesi'nde...

Anish Kapoor Sergisi'nden Seçmeler
10 Eylül - 2 Şubat
Sakip Sabancı Müzesi
 Kaçınılmazlık, 2000
Oniks 
180 x 167 x 88 cm
Kapoor Stüdyosu

 Gök Ayna, 2010 
Paslanmaz çelik
Çap: 290 cm 
Sanatçı ve Lisson Galerisi

Ejderha, 1992
Kireçtaşı ve pigment 
Değişken boyutlar
Kapoor Stüdyosu

Geçmişiyle, 2009 
Mermer ve nehir taşları
203 x 224 x 123 cm
Kapoor Stüdyosu

S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi, Akbank’ın işbirliğinde, önde gelen uluslararası sanatçı Anish Kapoor’un Türkiye’deki ilk kapsamlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Akbank’ın 65. Yılı kapsamında sponsor olduğu sergide, Anish Kapoor’un eserleri 10 Eylül 2013 – 2 Şubat 2014 tarihleri arasında SSM’de ziyaret edilebilecek.

Sir Norman Rosenthal’in küratörlüğünü yaptığı sergi, sanatçının mermer, kaymaktaşı gibi malzemelerle yapılan, çoğu daha önce sergilenmemiş taş eserlerine odaklanan ilk sergi olma özelliğini taşıyor. Gök Ayna ve Sarı gibi heykel, mimari, mühendislik ve teknolojiyi bir araya getiren ikonik eserleri içeren sergi, Sakıp Sabancı Müzesi’nin galerileri ve bahçesinde görülebilecek.

1954 Mumbai doğumlu olan Anish Kapoor, 1970’li yıllardan bu yana sanat eğitimi için gittiği İngiltere’de yaşıyor. Londra’da Hornsey College of Art ve Chelsea School of Art and Design’da sanat eğitimi goren sanatçı, bugün Kraliyet Akademisi üyesi ve Britanya İmparatorluk Nişanı sahibi. Kapoor, 1970’lerin sonunda ziyaret ettiği anavatanı Hindistan’da gördüğü boya pigmentlerinden etkilenerek yaptığı ‘pigment heykelleri’ ile dikkat çekti. 1980’lerden itibaren Yeni İngiliz Sanatı adı altında anılmaya başlayan ve Tony Cragg, Richard Deacon, Bill Woodrow gibi sanatçılardan oluşan grup içinde anıldı. 1990’da Venedik Bienali’nde, 1992’de Documenta’da İngiltere’yi temsil eden Kapoor, 1991 yılında aldığı Turner ödülü’yle İngiliz sanat ortamının önde gelen sanatçılarından biri haline geldi. 1990’lı yıllardan itibaren malzeme dağarcığını büyük ölçüde genişleten ve yeni endüstriyel teknolojilerin kullanımını gerektiren büyük boyutlu projelere yönelen Kapoor’un İngiltere’de gerçekleştirdiği en dikkat çekici işler arasında, 2002 yılında Unilever Serisi kapsamında Tate Modern’de gerçekleştirdiği “Marsyas” heykeliyle, 2012’de Londra Olimpiyatları sırasında gerçekleştirdiği Olimpiyat Kulesi “Arcelor Mittal Orbit” yer aldı.

1990’lardan 2000’li yıllara uzanan süreçte dünya çapında birçok sergi gerçekleştiren Anish Kapoor’un dikkat çeken büyük boyutlu projeleri arasında, Kunsthaus Bregenz’de 20 tonluk kırmızı vazelin ve mumdan oluşan heykeli “Benim Kırmızı Yurdum” (2003), Chicago’daki Millennium Park’ta 110 tonluk paslanmaz çelik heykeli “Bulut Geçit” (2004), Viyana’da Museum fur Angewandte Kunst’ta ve Londra’da Royal Academy’de “Köşeye Ateş Etmek” enstalasyonu (2009) ve Paris Grand Palais’de sergilediği “Leviathan” heykeli bulunur.


Kaynak: Sakıp Sabancı Müzesi

27 Aralık 2013 Cuma

Pera Müzesi bugün (27 Aralık Cuma günü) ücretsiz olarak 18.00'den - 22.00'ye kadar açık


19 Ocak'ta sona erecek olan "Yıldız Moran; 
 Zamansız Fotoğraflar" ve "Sophia Vari: Heykeller ve Resimler" 
sergilerini gezmek için iyi bir fırsat...

Ayrıca koleksiyon sergileri de var.

20 Kasım 2012 Salı

Giorgio de Chirico ve Aşkın Şarkısı


Giorgio de Chirico (10 Temmuz 1888 – 20 Kasım 1978).  Yunanistan'da doğan 
İtalyan surrealist  ressam, tiyatro tasarımcısı, yazar ve heykeltraş.  Atina'da politeknik okulunda ve Münih'te akademide resim çalışmalarında Arnold Bocklin ve Max Klinger'in sanatını inceleyip, Nietzsche ve Schopenhaure  okuyarak zamanını geçirmiştir.  1908 yılında İtalya'nın Floransa  kentine taşındı. 1910 ve 1915 yılları arasında yaptığı Piazza resimlerinde, kentin mimari elemanlarını, ikonografik temalar olarak kullandı. Paris'te düzenlediği sergilerde Picasso ve Apollinaire tarafından farkedildi. Yazar Guillaume Apollinaire, Chirico'yu övdü ve gerçeküstücülerle tanıştırdı.  Aynı zamanda metafizik akımının yaratıcılarındandır. Chirico, en çok 1909 - 1919 arasındaki "fizikötesi dönem" eserleriyle  ve bu eserlerde yarattığı duygu atmosferiyle tanınır. Ressam bu dönemin başında, parlak bir Akdeniz güneşinde yıkanan şehir manzaralarını perspektiften hiç vazgeçmeden, tuvaline aktarmış,  sonlara  doğru ise tıkışık depolardaki manken benzeri hibrid figürleri konu etmiştir. Chirico,  ilerleyen yıllarda metafizik konuları bırakarak daha gerçekçi bir resme yöneldi. Ancak sonraki dönem resimleri metafizik dönemdeki kadar başarılı bulunmadı.