istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2014 Cuma

İstanbul Modern'de Artists' Film International


21 Kasım 2013 - 23 Şubat 2014
İstanbul Modern, dünyanın farklı yerlerinden güncel video, kısa film ve hareketli görüntüleri bir araya getiren Artists’ Film International / Uluslararası Sanatçı Filmleri programını ağırlıyor. Program ortaklarının kendi ülkelerinden o yıl için bir sanatçı ve videolarını davet etmesiyle başlayan projeyle her yıl uluslararası bir video havuzu oluşturuluyor. Sonrasında, bu videolar kurumlar tarafından yürütülen küratöryel çalışmayla gösterim programları ya da video sergileri olarak izleyiciyle buluşuyor.
Uluslararası Sanatçı Filmleri için bu yıl Bengü Karaduman’ın Hepimiz Aynı Gemideyiz başlıklı video enstalasyonunu davet eden İstanbul Modern, sanatçının videolarının toplu gösterimini de yaptı. Ayrıca, programın 5.yılı vesilesiyle programa Türkiye'den şimdiye dek davet edilmiş dört sanatçının video çalışmaları da ilk kez bir arada gösterildi. Programın yurtdışı ortaklarından gelen 18 video ise Sigmund Freud’un Uygarlığın Huzursuzluğu kitabındaki tanım ve kavramlardan yola çıkan dört tematik program olarak kurgulandı.
Kısa süreli sergiler salonunda yer alan sergide ise, Bengü Karaduman’ın Hepimiz Aynı Gemideyiz adlı video enstalasyonun yanı sıra 15 ülkeden 18 farklı video çalışmasını ekran ve bilgisayarlardan izlemek mümkün.
Gösterimler 21-24 Kasım tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da yapılırken, sergi kısa süreli sergiler alanında 23 Şubat’a dek ziyaret edilebilir.
Program / İçerik: Çelenk Bafra (Küratör), Senem Sekban (Asistan Küratör)

Kaynak; İstanbul Modern






İstanbul Modern'de "Geçmiş ve Gelecek" Sergisi



İstanbul Modern yeni koleksiyon sergisiyle sanat müzelerinin bir bellek mekanı olarak geçmişle kurdukları tarihsel bağa ve geleceğin şekillenmesine yönelik üstlendikleri birikime ve sorumluluğa vurgu yapıyor.
Şimdiki zamanda tecrübe edilen müzeler, geçmiş ve geleceğin kesişim noktası olarak zamanları birbirine bağlayan görünürlük alanlarıdır. Sanatın dönüşümündeki dinamikleri, düşünsel açılımları, yaratıcı bağlamları, yeni ifade araçlarını, sanatçıların birbirlerinden devraldıkları görsel ve sözel mirasları temsil ederler. Hem yeni ve yaratıcı keşiflerin yapılabileceği bir hafıza bahçesi hem de geleceğin potansiyel imkanlarını gizleyen zengin bir imge dünyasına evsahipliği yaparlar.
"Geçmiş ve Gelecek" adlı yeni koleksiyon sergisiyle İstanbul Modern, kronolojik bir akışla Türkiye’de üretilen modern ve çağdaş sanatın ilk günden bugüne geçirdiği dönüşüme referans verirken, geleceğin yaratıcı ifade alanlarının faydalanabileceği birikime de işaret ediyor. Kültürel ve sanatsal bir miras olarak geçmişe sahip çıkan ve şimdiki zamanın etkileşimleriyle geleceğe yön veren koleksiyonunun barındırdığı çeşitlilik içerisinden bir seçkiyle 136 sanatçının 180 çalışmasını sunuyor. Sergi, sanatın özündeki zamanlararası etkileşimlere yer verirken koleksiyonun geçmiş ve gelecek arasında üstlendiği zengin çeşitliliği de görünür kılıyor.
 Sol:
:mentalKLINIK
DOUBLECHERRY, 2011
Alüminyum döküm, parlak sprey boya cilası
117 x 72 x 170 cm.
İstanbul Modern Sanat Müzesi Koleksiyonu

Sağ:
Canan Tolon, 1955
Reflex 15, 2012
Ahşap üzerine yağlıboya
20 panel
183 x 305 cm.
Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu / Uzun Süreli Ödünç

Kaynak; İstanbul Modern



28 Şubat 2013 Perşembe

Paul Signac ve Süleymaniye adlı eseri 2.285.524 dolara satıldı.


 Paul Signac (1863 - 1935)

Süleymaniye

Modern Fransız resminin en önemli sanatçılarından biri olan ve 1884 yılında Bağımsız Sanatçılar Sergisi'nde tanıştığı George Seurat ile geliştirdikleri Noktacılık akımı ile resim sanatında büyük bir değişime imzasını atan Paul Signac İstanbul'a gelen ender modern sanatçılardan biridir. Signac'ın İstanbul'da 1907 yılında yaptığı “Süleymaniye” isimli yapıtı Sotheby’s müzayede evi tarafından 24 Haziran 2009 akşamı Londra’da yapılan müzayede de 2,285,524 dolara ismi bildirilmeyen özel bir koleksiyonere satılmıştır.

Neo-empresyonizm’in önemli temsilcilerinden ve Noktacılık akımının kurucularından biri olan Paul Signac, resim hayatına 16 yaşında babasının ölümüyle başlar. Paris’te doğması ve 19. yüzyılın Paris ortamı kendini resim yapmaya adamış bir genç için bulunmaz fırsatlar sunar. Önceleri resimlerinde Monet gibi empresyonist eğilimler görülse de Seurat ile tanışması onun resim hayatını oldukça etkiler. Hızlı fırça darbeleri ile yapılan resim yerine renkli noktaların yan yana gelmesinden oluşan Pointilist (Noktacı) anlayışı benimser. Resimden sonra en büyük tutkusu denizciliktir. En sevdiği yer ise Güney Fransa kıyıları özellikle de  St. Tropez'dir. 1904 yılında gezmeye başladığı Avrupa liman şehirleri arasında Venedik, Rotterdam, Londra ve İstanbul da vardır. 
Gittiği her limandan,  renkli suluboya eskizleriyle dönüyor, stüdyosunda bu resimleri puantilist yöntemle büyük kanvaslara aktarıyordu. 1900 yılına kadar daha teknik ve sık noktalarla çalışırken bu yıldan sonra resimlerinde noktalar daha geniş ve serbesttir. Küçük noktalar kullanarak yaptığı eserleri  adeta bir mozaik görüntüsü verir.  Signac’ın amacı renk ve ışığı en üstün biçimde elde edebilmek olmuştur.  

1907 yılının Mart ayında sanatçı arkadaşı Henri Person ile İstanbul’a gelen Signac, özellikle Haliç bölgesinde birçok resim yapar. Aynı dönemde İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda teşrifatçı olan ve önemli ressamlarımızdan Şeker Ahmet Paşa ile de tanışan Signac, Ahmet Paşa’nın evinde misafir de olur. Mayıs ayına kadar İstanbul’da kalan Signac’ın İstanbul resimleri de diğer Avrupa limanlarında yaptığı resimlerle beraber “Liman Serisi” olarak adlandırılan seri içinde değerlendirilir. 24 Haziran 2009 akşamı Londra’da yapılan müzayedede, Signac’ın İstanbul resimlerinden Süleymaniye isimli eseri gecenin en pahalıya satılan yedinci eseri olarak 2,285,524 dolara ismi açıklanmayan özel bir koleksiyonere satılmıştır.