empresyonist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
empresyonist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2014 Çarşamba

Bir Antikacı'da bulunan ve Vincent Van Gogh'a ait olduğunu düşünülen fotoğraf

1990'ların başında bir Antikacı Dükkanı'nda bulunan ve ressam Vincent Van Gogh'a ait olduğu düşünülen fotoğraf.
(Image Courtesy of the Associated Press)

Kaynak; Sotheby's





28 Şubat 2013 Perşembe

Paul Signac ve Süleymaniye adlı eseri 2.285.524 dolara satıldı.


 Paul Signac (1863 - 1935)

Süleymaniye

Modern Fransız resminin en önemli sanatçılarından biri olan ve 1884 yılında Bağımsız Sanatçılar Sergisi'nde tanıştığı George Seurat ile geliştirdikleri Noktacılık akımı ile resim sanatında büyük bir değişime imzasını atan Paul Signac İstanbul'a gelen ender modern sanatçılardan biridir. Signac'ın İstanbul'da 1907 yılında yaptığı “Süleymaniye” isimli yapıtı Sotheby’s müzayede evi tarafından 24 Haziran 2009 akşamı Londra’da yapılan müzayede de 2,285,524 dolara ismi bildirilmeyen özel bir koleksiyonere satılmıştır.

Neo-empresyonizm’in önemli temsilcilerinden ve Noktacılık akımının kurucularından biri olan Paul Signac, resim hayatına 16 yaşında babasının ölümüyle başlar. Paris’te doğması ve 19. yüzyılın Paris ortamı kendini resim yapmaya adamış bir genç için bulunmaz fırsatlar sunar. Önceleri resimlerinde Monet gibi empresyonist eğilimler görülse de Seurat ile tanışması onun resim hayatını oldukça etkiler. Hızlı fırça darbeleri ile yapılan resim yerine renkli noktaların yan yana gelmesinden oluşan Pointilist (Noktacı) anlayışı benimser. Resimden sonra en büyük tutkusu denizciliktir. En sevdiği yer ise Güney Fransa kıyıları özellikle de  St. Tropez'dir. 1904 yılında gezmeye başladığı Avrupa liman şehirleri arasında Venedik, Rotterdam, Londra ve İstanbul da vardır. 
Gittiği her limandan,  renkli suluboya eskizleriyle dönüyor, stüdyosunda bu resimleri puantilist yöntemle büyük kanvaslara aktarıyordu. 1900 yılına kadar daha teknik ve sık noktalarla çalışırken bu yıldan sonra resimlerinde noktalar daha geniş ve serbesttir. Küçük noktalar kullanarak yaptığı eserleri  adeta bir mozaik görüntüsü verir.  Signac’ın amacı renk ve ışığı en üstün biçimde elde edebilmek olmuştur.  

1907 yılının Mart ayında sanatçı arkadaşı Henri Person ile İstanbul’a gelen Signac, özellikle Haliç bölgesinde birçok resim yapar. Aynı dönemde İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda teşrifatçı olan ve önemli ressamlarımızdan Şeker Ahmet Paşa ile de tanışan Signac, Ahmet Paşa’nın evinde misafir de olur. Mayıs ayına kadar İstanbul’da kalan Signac’ın İstanbul resimleri de diğer Avrupa limanlarında yaptığı resimlerle beraber “Liman Serisi” olarak adlandırılan seri içinde değerlendirilir. 24 Haziran 2009 akşamı Londra’da yapılan müzayedede, Signac’ın İstanbul resimlerinden Süleymaniye isimli eseri gecenin en pahalıya satılan yedinci eseri olarak 2,285,524 dolara ismi açıklanmayan özel bir koleksiyonere satılmıştır.

17 Şubat 2013 Pazar

Alfred Sisley ve Kestane Ağaçlarından Yol İsimli Tablosu




Alfred Sisley (1839 - 29 Ocak 1899) İngiliz Empresyonist ressam. 
Sisley manzara ressamıdır. Kır ve nehir manzaralarında ışıklar, resmin içine yerleştirdiği küçük detaylar, manzara ve binalar üzerindeki ışık izlenimleri, atmosferik güzellik ve gökyüzü her zaman çok etkileyicidir.



15 Şubat 2013 Cuma

Charles-François Daubigny (1817 - 1878) ve Manzaraları





Charles-François Daubigny (1817 - 1878)
Fransız, Barbizon Okulu Ressamı

Babası, klasik manzara ressamı Edmond-François Daubigny tarafından eğitilmiştir.  19. yüzyıl ortalarında natüralist anlayışla ve geleneneksel tarzda yaptığı manzaraları, empresyonist ressamlara ilham vermiştir ve empresyonizmin habercisi olarak nitelendirilir.  

1936 yılından itibaren bir yıl kadar İtalya'da Eski Ustaların resimleri  üzerinde çalışmış, daha sonra, Paris'e dönerek dini ve tarihi temalı resimler yapmıştır. 1838 yılında Güzel Sanatlar okulunda Paul Delaroche'ın sınıfına kaydolmuş, aynı yıl ilk sergisini Salon'da yapmıştır.  1849 yılında Corot ile tanışmış ve onun etkisiyle  doğayı açıkhavada ve sıkı gözleme dayalı olarak resmetmiştir. 1857 yılında Le Botin adını verdiği  bir stüdyo tekne satın alarak, Seine ve Oise üzerinde resimler yapmıştır.

Spring (İlkbahar) isimli tablosunun 1857 yılında  Napolyon III tarafından satın alınmasından sonra bu tür sakin ve görkemsiz eserleri değer kazanmaya başlamıştır. 1850'lerden sonra, Daubigny'nin eserleri ölçülü ve kişisel bir lirizm içermeye başladı.  1860 yılında Auvers-sur-Oise'e yerleşmiş ve Fransa'ya seyahatlerine devam etmiştir. Yıllar geçtikçe  serbest stilde manzaralar yapmış ve  1864 - 1874 yılları arasında en önemli eserlerini vermiştir. Manzaralarında ana temalar ağaçlar, nehir ve ördekler olmuştur.  1872'de Claude Monet ondan etkilenerek bir stüdyo tekne almıştır. Barbizon Okulu ile ilişkili olsa da onların aralarında hiç yaşamamıştır.



 S


9 Şubat 2013 Cumartesi

Artfinder sitesinin kullanıcılarının seçtiği en popüler beş eser


2011 yılında Artfinder sitesinin kullanıcıları tarafından seçilen 
en popüler beş eser;

1. Claude Monet, Impression: Sunrise

2. Vincent van Gogh, The Starry Night

3. Gustav Klimt, The Kiss

4. Gustave Caillebotte, The Parquet Planers

5. Katsushika Hokusai, The Great Wave

Dünyada en popüler olan eserlere bakıldığında, bunların aynı zamanda en iyi eserler olduğu görülecektir. Monet, empresyonizmin babası olarak bir numara olmayı hak ediyor. Onun resimlerinde izleyici, duygusal ve psikolojik yolculuk yapar. Van Gogh, yaşarken yalnız ama öldükten sonra çok sevilen bir sanatçıdır. Klimt ise mistik bir aşk rahibidir. Gustave Caillebotte'nin bu resmi şehirli işçi sınıfının ilk tasvirlerinden biridir, herhangi bir sosyal, ahlaki ya da politik mesaj içermemektedir. Katsushika Hokusai, ters ve gürleyen bir denizin ortasında Fuji dağı,  büyük dalgalar arasında batan tekneler ise, balık taşıyan mavnalardır. 

Claude Monet - İzlenim - Günbatımı

Vincent Van Gogh - Yıldızlı Gece

Gustav Klimt - Öpücük

Gustave Caillebotte - Parke Kazıyıcıları

Katsushika Hokusai - Büyük Dalga



6 Ocak 2013 Pazar

Vincent Van Gogh - Irisler - Süsenler



Vincent Van Gogh
Saint- Remy, Fransa 1989
Yağlıboya
28 x 36 5/8 in. 


İrisler, Van Gogh'un en bilinen eserlerindendir. Vincent Van Gogh kendini 
yaraladıktan  sonra 1889 yılında yattığı Saint Remy'deki klinikte kaldığı süre 
zarfında 130 resim yapmış bunların arasında klinik ve bahçesini de konu alan 
eserler yapmıştır. Bunların arasında Starry Night on Rhone ve İrisler de vardır. 
Klinikte kaldığının ilk haftasında onu çevreleyen doğadan ilham alarak irisleri 
yapmıştır. Zamanının birçok sanatçısı gibi Van Gogh'da 17. yüzyıl Japon 
tahta baskı sanatındaki dekoratif desenlerden etkilenmiştir. Süsenler'deki 
siyah kontür kullanımı, Japon tahta baskılarında kullanılan
 tipik bir örnektir. Resimdeki ifade gücünü kuvvetlendirmek için 
kullanılmıştır. Van Gogh'un süsenlerinin her biri eşşizdir. İrislerin kıvrımlı, 
dalgalı silüetlerini vermek için hareketlerini ve şekillerini çok dikkatli çalışmıştır.
Van Gogh'un destekçilerinden sanat eleştirmeni Octave Mirbeau, 
"O çiçeklerin nefis doğasını kavramış" diye yazmıştır. 

Van Gogh'un İrisleri (Süsenler), 1987'de 53.9 milyon dolara satılan en pahalı eserler 
arasındadır. 



16 Ekim 2012 Salı

Empresyonizmin babası Claude Monet ve Nilüferleri


Monet'in bahçesindeki nilüferler, bir dönem onun sanatının ana konusu oldu. 
1893'den başlayarak, yaptığı  büyük ölçekli dekoratif resimlerinde, yıllarca gözlem yaparak, çiçekler ve sudaki yansımalarını yakalamak için çalıştı. 1910'ların ortalarında, cüretkar bir stilde yaptığı nilüfer havuzları artık onun soyut sanatının çıkış noktası haline gelmişti.