eşarp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eşarp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2012 Çarşamba

Johannes Vermeer ve İnci Küpeli Kız


İnci Küpeli Kız , 1655
Dünyanın en ilgi çekici portrelerinden biridir inci küpeli kız ama 
sadece bir portre midir? Karanlıkta bir ışık gibidir. Etrafındaki herşeyden kopuk, 
size bakar . Bu şok edici ve güçlü bir andır. Gözleri sessiz ama sizinle konuşur gibidir. Derisinin kremsi beyazlığı, yarı açık dudakları , dişleri ve burun deliğinin üzerine düşen
 ışıkta ressam fotoğrafçı gibi çalışmıştır. Yüzün üçgen güzelliği, gölgeler, hafif açık ve müstehcen ağız resme inanılmaz bir duygusallık da katar. Kızı koyu bir karanlık
 içinde resmedip bir fener gibi aydınlatarak resme metafizik bir etki de katmıştır.

Johannes Vermeer'in biyografisi
Johannes Vermeer  31 Ekim 1632’de Delft’de doğdu ve 1675 yılında 
ölene kadar orada yaşadı. Hollanda’nın en büyük ustalarından biridir ve
 sadece 36 resim bırakmıştır. Sanat yaşamının ilk dönemlerinde özlemi, büyük 
ölçekli mitolojik ve dini resimler yaparak bir tarih ressamı olmak ise de daha 
sonra  manzaraları ve alegorik resimleri ile ünlenmiştir.  

Olgunlaşmış yerel  türdeki yapıtlarında “inci” parlaklığı vardır. 
Erken dönem tarih resimleriyle ortak yanları  sessiz  ve samimi ruh hallerini
 yansıtmasıdır. Göz, dikkatli bir şekilde yerleştirilmiş objelere ve açık şekilde 
tanımlanmış ortama odaklandırılır. Figürler gündelik hayattaki  işlerle ilgilenirken,
 resmin içindeki başka bir resim eserin sembolik anlamını betimler. Bu tür 
resimlerinde arka fon olarak hep yaşadığı  yer olan Delft’i kullanmıştır. 

Vermeer’in resimleri modern bir havada,  fotografik, hafif parlak yoğun alanlar, 
keskin kontrastlar ve dramatik perspektifler içerir. Bazı sanat tarihçileri ressamın 
Camera Obscura’nın nimetlerinden yararlanmış olabileceğine dikkat çekerler. 
 Vermeer’in gerçekçi  resimlerinde sadece bir yansıtma değil bir fikir vardır.




9 Eylül 2012 Pazar

Yumruğunu sıkmış işçi kız ikonik posterinin hikayesi - We can do it!























Rosie the Riveter, II. Dünya Savaşı sırasında fabrikalarda çalışan Amerikan kadınlarının ikonik simgesi olmuştur. 

"Rosie the Riveter" ismi ilk defa 1942 yılında bir şarkıda kullanılmıştır. Bu şarkı birçok Amerikan sanatçısı tarafından söylenerek ulusal bir hit haline gelmiştir. Şarkıda, Rosie yorulmaz bir montaj hattı  işçisi olarak Amerikan savaş çabasına yardımcı oluyordu. 

1942 yılında, sanatçı J. Howard Miller savaş için posterler üretmek üzere, Westinghouse savaş üretim koordinasyon grubu tarafından işe alındı. Bu afişlerden biri de ünlü "We Can Do It" oldu. Afişteki kız, 17 yaşında metal damgalama fabrikasında operatör olarak çalışan Geraldine Hoff isimli bir işçi kızdı. Posterin amacı, daha fazla kadın işçi çalıştırmak değil, moral artırarak üretime devam etmekti. Bu afiş Westinghouse çalışanlarına iki hafta boyunca gösterildi daha sonra dört yıl ortadan kayboldu. Savaş sırasında posterin adı Rosie değildi ve kadınların güçlendirilmesi ile de ilgili değildi. 1980'lerin başında bu poster yeniden keşfedildi ve feminizmle bağlantı kuruldu ve adı "Rosie the Riveter" olarak değiştirildi. Yaygın bir feminizm anlayışının ve kadının ekonomik gücünün simgesi oldu.