Üst sol ; Johannes Vermeer - Uyuyan Hizmetçi adlı eseri
Üst sağ; Johannes Vermeer - Sürahili Genç Kız adlı eseri
Alt sağ ;Gerard ter Borsch - Lavta çalan genç kız ve kavalyesi
Alt sol ; Nicolas Maes - Elma Soyan Genç Kız 14. yüzyıldan itibaren, popülaritesi yüksek, oryantal halı olarak adlandırılan islamik dokuma halılar, Avrupa resimlerinde sık sık kullanılmıştır. Mesela Johannes Vermeer çoğu resminde oryantal halı tasvirlerini kullanmıştır. Vermeer Uyuyan Hizmetçi (A Maid Asleep), resminde 17. yüzyıla ait iki Türk Halısı, Sürahili Genç Kız (Young Woman with a Water Pitcher ) isimli eserinde ise yumuşak ve ince dokulu, kırmızı zemin üzerinde arabesk çiçek desenli İran Halısı tasvir etmiştir. 17. yüzyıl ressamı Nicolas Maes'in Elma Soyan Genç Kız (Young Woman Peeling Apples), isimli eserinde, Avrupa'da moda olan, sarı ve kırmızı renklerden oluşan Türk Lotto halısı ile kaplı bir masada oturan elma soyan bir genç kız tasvir edilmiştir. Lotto halılar, geometrik motiflerin yerini, tümüyle soyut bitkisel motiflerin almasıyla seçkinleşir. Venedikli ressam Lorenzo Lotto tarafından resimlendiği için, halı literatüründe bu tür halılar Lotto Halıları olarak adlandırılırlar. Yine 17. yüzyıl ressamı Gerard ter Borsch'un, Lavta çalan genç kız ve kavalyesi (A Woman Playing the Theorbo-Lute and a Cavalier) isimli eserinde, sıra dışı tasarımıyla bir madalyonlu Batı Anadolu halısı göze çarpmaktadır. Üst sınıf iç mekan resimlerinde halı gösterme geleneği 18. yüzyılda da devam etmiştir. 18. yüzyıl ressamlarından Pietro Longhi'nin Ziyaret (The Visit) isimli tablosunda, şık İtalyan mobilyası üzerinde bol dökümlü Batı Anadolu ( Gördes) namaz halısı görünmektedir.
Rosie the Riveter, II. Dünya Savaşı sırasında fabrikalarda çalışan Amerikan kadınlarının ikonik simgesi olmuştur. "Rosie the Riveter" ismi ilk defa 1942 yılında bir şarkıda kullanılmıştır. Bu şarkı birçok Amerikan sanatçısı tarafından söylenerek ulusal bir hit haline gelmiştir. Şarkıda, Rosie yorulmaz bir montaj hattı işçisi olarak Amerikan savaş çabasına yardımcı oluyordu. 1942 yılında, sanatçı J. Howard Miller savaş için posterler üretmek üzere, Westinghouse savaş üretim koordinasyon grubu tarafından işe alındı. Bu afişlerden biri de ünlü "We Can Do It" oldu. Afişteki kız, 17 yaşında metal damgalama fabrikasında operatör olarak çalışan Geraldine Hoff isimli bir işçi kızdı. Posterin amacı, daha fazla kadın işçi çalıştırmak değil, moral artırarak üretime devam etmekti. Bu afiş Westinghouse çalışanlarına iki hafta boyunca gösterildi daha sonra dört yıl ortadan kayboldu. Savaş sırasında posterin adı Rosie değildi ve kadınların güçlendirilmesi ile de ilgili değildi. 1980'lerin başında bu poster yeniden keşfedildi ve feminizmle bağlantı kuruldu ve adı "Rosie the Riveter" olarak değiştirildi. Yaygın bir feminizm anlayışının ve kadının ekonomik gücünün simgesi oldu.