soyut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
soyut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2013 Pazar

Pablo Picasso ve Pencerenin Yanında Oturan Kadın isimli tablosu




Picasso'nun "Pencerenin Yanında Oturan Kadın" isimli tablosu, 
Şubat 2013 tarihinde Sotheby's Müzayede Evi'nde yapılan açık artırmada
 44.9 milyon dolara alıcı buldu.  Pablo Picasso 1932 tarihli ''Pencerenin Yanında Oturan Kadın'' olarak bilinen  bu eserini, sevgilisi Marie-Therese Walter'dan esinlenerek yapmıştır.



27 Ocak 2013 Pazar

Tabloların Dekorasyondaki Etkisi - Tasarım Çözümleri


Boş duvarlar ilgi göstermenizi bekler. Duvarlar, sanatı sergileyebileceğiniz ideal yerlerdir. Tablolar, dekorasyon için son dokunuşlardır, boşluğu ısıtır ve sıcak bir ev gibi hissetmenize neden olur. Boşluğu görsel ve duygusal olarak doldurur ve dünyaya bir pencere açar, renk ekler, kişilik verir. Bazı evlerde dekorasyon sorunlarına çözüm getirir. Ya odalar çok büyük, ya da çok küçük görünür, ya da mobilyalar kişilikten uzak olabilir. Tablolar bu sorunları minimize eder ve hoş çözümler sunar.

Tasarım Çözümleri; 

Ivan Konstantinovich Aivazovsky
Deniz Manzarası

Küçük bir odayı genişletmenin en iyi yolu uzak ufuklu bir tablo asmaktır. 
Daha fazla boşluk yanılsaması yaratacaktır.


Georgia O'Keeffe
Petunya II
 Dar bir odayı genişletmek için;
 bir duvarı  koyu renkli boyayın.  O duvara heyecan verici bir tablo 
asın ve karşısına bir ayna yerleştirin. 
Aynadan yansıyan tablo, odayı daha geniş gösterecektir.

Loing Nehri Üzerinde Moret Manzarası
Alfred Sisley


Düşük bir tavanı yüksek göstermek;
Alçak bir tavana sahip odada, koyu renk yer döşemesi kullanın. 
Tavan ve duvarlar için açık bir renk seçin. Tavanı yükseltmek için, 
güçlü dikey çizgili bir tablo asın.

   La Galette'de Eski Değirmenler - Montmartre
Maurice Utrillo

Sade bir boşluğu canlandırmak;
Kasaba, köy görünümlü tablolar sade bir boşluğu canlandıracaktır. 
Bunları antikalar, yerel aksesuarlarla birleştirebilir, hoş bir tema 
oluşturabilirsiniz.

Petit Dalles'da Kayalar
Claude Monet


Sıkışık bir odaya temiz hava;
Küçük, karanlık, sıkışık bir odaya, renkli açık 
hava manzaraları ile taze bir nefes verebilir, alanı aydınlatabilirsiniz.

Bougival'de Marly
Camille Pissarro

Odayı genişletmek;
Odayı genişletmek için güçlü yatay çizgili tablolar asın. 
Bol ışıklı panoramik  manzaralar uygun olacaktır.

Açık Kapı
Edouard Vuillard



Penceresiz Odalar;
Odada bir boşluk açmak için, kapılı pencereli manzaralar, 
boşluk ve ışık etkisi yaratır.









3 Ocak 2013 Perşembe

Auguste Herbin ve Modern Sanatı

Auguste Herbin
 (1882-1960)

Fransız kübist ve abstract çalışan ressamın eserleri, Kübist hareketle, I. Dünya Savaşı 
sonrasındaki geometrik soyut hareket arasında köprü oluşturmuştur. Quiévy'de doğdu. 1898-1901 yıllarında Güzel Sanatlar'da okudu. İzlenimcilerden etkilenerek 1901 yılında Paris'e gitti ve bir süre orada çalıştı. 1909 yılında Bateau Lavoir'a gitti. 
Orada Picasso, Braque ve Joan Gris'le tanıştı. Ve onların etkisiyle Kübizm'e döndü. 
1912 yılında Galerie Clovis Sagot - Paris'te ilk tek kişilik sergisini açtı. 1917 ve 1921 arasında halk sanatına benzer, saf geometrik elemanlar içeren süslü kübizm, 1922  ve 1925 yılları arasında da geçici olarak, figüratif, manzara ve portre çalışmaları yapmıştır.  
1926 yılında soyutlamalara yöneldi ve 1931 yılında Abstraction-Création  adlı gurubun kurucu üyeleri arasında yer aldı. Geç dönem soyutlamalarındaki saf geometrik şekiller, olumlu renkleri,  genç soyut ressamlara örnek oldu. 1950'lerde duvar halıları 
tasarımcısı olarak da çalıştı. 



30 Aralık 2012 Pazar

El Lissitzky ve Suprematizm


El Lissitzky (1890 - 1941) Pochinok'da doğdu. 1909'dan 1914'e kadar Almanya'da  teknik okulda mimari  eğitim gördü. I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine Rusya'ya döndü. 1916 yılında Riga Teknoloji Üniversitesi'nden mühendislik ve mimarlık diploması aldı. Ve bir mimari büroda çalışmaya başladı. 

1917 yılında, çocuklar için, Marc Chagall tarzında  illüstrasyonlar yaptı.  Lissitzky ve Kazimir Malevich,  Marc Chagall tarafından, 1919 yılında Vitebsk Popular Sanat Okulu'na davet edildiler. Lissitzky orada grafik ve mimari eğitim vermiştir. 1920 yılında Moskova'da Sanatsal Kültür Enstitüsü'ne üye olmuştur. Ertesi yıl Konstrüktivist (Yapılandırmacı) gruba katılmıştır. Resim ve mimari arasındaki değişim istasyonu olarak "Prouns"denilen soyut  anlayışıyla resimlerini yapmaya başlamış ve  prouns'larıyla döneminin form anlayışına yenilik getirmiştir. Daha sonra "Unovis"* adlı gruba katılarak suprematizm (soyut geometricilik) anlayışıyla geometrik formlar üzerine yaptığı çalışmalar pek çok tasarımcıya esin kaynağı olmuştur.  Suprematist'ler, Konstrüktivistler gibi sanatın faydacılığını savunmalarına rağmen onlardan ayrılan ferdiyetçi bir tavır benimsemişlerdi. Sanatçının bir mühendis ve bilim adamı olması fikrine karşı çıkarak hür bir sanatçı tipi oluşturmayı hedeflemişlerdi. Süprematistler açı, çember, dikdörtgen ve haç biçimlerini kullanmışlardır.

1921 yılında Sovyet ve Alman sanatçılar arasında iletişim kurması için Berlin'e gönderilmiş, 
orada, Moholy-Nagy ve Van Doesburg ve diğer sanatçılar ile tanışmış ve ilk kişisel sergisini 1923 yılında Kestner-Gesellschaft - Hanover'de açmıştır. Tipografi'ye getirdiği radikal yenilikler ve fotomontaj ile kitaplar ve periyodik yayınlar tasarlamıştır.

1923 yılında, İsviçre'ye tedavi  olmak üzere gitmiş ve 1925 yılında Moskova'ya dönmüştür.
1926  ve 1934 yılları arasında çeşitli sergilerin yanı sıra, eşi ile "Sovyetler Birliği'nde Mimarlık" adlı  yayını ve  Stalin’in saf komünizmi yerleştirmek amacıyla kullandığı propoganda eserlerini tasarlamıştır.  Sovyetler Birliği  için propoganda posterleri ve kitaplar tasarlamanın yanı sıra, Hanover'deki Landes Museum için sergi odası ve çeşitli uluslararası sergilerde Sovyet pavyonlarını da tasarlamıştır. 

El Lissitzky, sadece soyut resim biçimini geliştirmekle sınırlı kalan bir Rus Avant-Garde sanatçısı değil, aynı zamanda  kitap tasarımcısı, kent planlamacısı ve mimardı. 

1941 yılında Moskova'da ölmüştür. 

Unovis, (ayrıca Molposnovis ve posnovis olarak da bilinir) 1919 yılında Vitebsk Sanat Okulu'nda Kazimir Malevich liderliğinde kurulan ve  kısa süreli ama etkili bir grup Rus sanatçısına verilen addır. 


30 Kasım 2012 Cuma

Francis Picabia ve Soyut Sanat

Francis Picabia (1879 – 1953) Fransız Surrealist ressam. İspanyol bir baba ve Fransız bir annenin çocuğu olarak Paris'te doğdu. İlk dönem eserlerinde empresyonizm etkisi görülür. Küçük kiliseler, Paris çatıları, nehir kenarları, evler, yollar, mavnalar onun konularıydı. 
İlk solo sergisi Paris'te yapıldı. 1908'den sonra onun eserlerinde, kübizm ve soyut sanatın unsurları kadar fovizm ve post-empresyonizm'in  etkileri de görülür. 1920'lerin sonuna kadar kübik prensiplerle, benzersiz soyut tarzda eserler vermiştir. 



Picabia, sanat tarihinde, büyük bir yenilikçi, provokatör,  alışılmamış düşünür ve modernizmin Maverick'i olarak  hem bir ressam ve hem de bir şair olarak kabul edilir. 

1911-1912 yıllarında Picabia, Guillaume Apollinaire ve Marcel Duchamp ile arkadaş 
oldu ve Puteaux grubuna katıldı. Bu vesileyle New York'ta 1913 yılında Armory Show'a katıldı.  Aynı yıl  Alfred Stieglitz'in galerisi "291" de bir solo sergi verdi. 1915 yılı  
Picabia'nın en makinist veya mechanomorphic döneminin başlangıcı oldu,  Duchamp'la birlikte New York'taki Dada manifestosuna  katıldı.  1916 ve 1917 yılında Barcelona'da bulundu. Paris ve Zürih'te yaşadığı yıllarda Dadaizm akımının içinde kaldı.  
1920'lerde Botticelli ve Michelangelo'nun Pompei ve Roma fresklerinden ilham alarak,  perspektifsiz, çeşitli motifleri üstüste bindirerek bir seri çalışma yaptı. 

Daha sonraki yıllarda Dadaizm'i kınadı ve 1921 yılında Paris dışında Tremblay-sur-Mauldre'a taşındı ve  figurative sanata döndü. 1930'ların başından II. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar,  bulvar magazinlerinden kopyaladığı çıplak kadın vücutlarını  fotogerçekçi 
bir tarzda yansıttı. 1945 yılından ölümüne kadar (1953) soyut ve formsuz  sanat hakkında Nouvelle École de Paris çevresindeki tartışmalara  kendini adadı.



16 Eylül 2012 Pazar

Jean Arp - Soyutlama ve Yaratma - Kanvas Tablolar


Jean Arp (16.9.1986 - 7.6.1966)
Arapça'da Sekiz, Bıyık İzle, Göbek deliği ve Yumurta kıracağı 
adlı eserleri

Fransız- Alman asıllı ressam, şair, heykeltraş Jean Arp 16.9.1886'da doğdu.
 1920'de Hans Arp olarak, Max Ernst, sosyal aktivist Alfred Grünwald ile
birlikte Dada grubunu kurmuş, 1925 yılında, gerçeküstücülerle tanışmış ve
 eserleri  sürrealist grubun ilk sergisinde yer almıştır.
 1926 yılında Paris'in banliyösü Meudon'a taşınmış ve 1930'da Daire - Kare
 hareketine katılarak, aynı yıl yırtılmış kağıtlar dizisini yapmıştır. 
1931'de sürrealist hareketten vazgeçerek Paris tabanlı soyutlama-yaratma 
hareketine katılmış. II. Dünya Savaşı sırasında Zürih'e giderek, savaş bitince 
Meudon'a geri dönerek soyut biçim ve renkler yaptığı denemelerine
ve şiir yazmaya devam etmiştir.

Sanat, insanın içinde büyüyen meyve, bitkideki meyve
 ya da anne karnındaki çocuktur.
Jean Arp




28 Temmuz 2012 Cumartesi

28 Temmuz Fransız ressam Marcel Duchamp'ın doğum günü...

Yirminci yüzyılın en önemli sanatçılarından biri olan Fransız asıllı Amerikalı ressam Henri-Robert-Marcel Duchamp (1887–1968)'ın sanatı, edebi çağdaşları Marcel Proust ve James Joyce tarafından ve ressam Willem de Kooning tarafından "tek kişilik hareket" olarak nitelendirilmiştir. Marcel Duchamp'ın 20. yüzyıl sanatı üzerinde önemli etkileri olmuştur. Çağdaşı sanatçıların sanatlarını sadece göze  hitap eden olduğu için kabul etmemiş, sanatın aklın hizmetinde olması gerektiğine inanmıştır. İlk çalışmalarında Cezanne ve empresyonizmin etkileri görülmüş, 1910 yılından sonra Kübizm'e kaymıştır. 

                                                       Nude Descending a Staircase
En önemli çalışmaları, "Nude Descending a Staircase", Kübizm'le kararsız  ilişkisini yansıtır. Kübist sanatçıların sınırlı renk paleti kullanmasını benimser. Picasso ve Braque'ın, figürleri yerinde tutan analitik kübism'inden farklı olarak, onun canlandırdığı figürler, sürekli hareket halindedir. "Nude Descending a Staircase" de zaman ve mekanı ifade etmek için merdivenden aşağı beş adım atan kadını, koni, küp ve silindiri birbirinin üzerine yerleştirdiği görüntülerle anlatmıştır. Bu çalışmada, Étienne-Jules Marey ve  Earweard Muybridge gibi fotoğrafçıların stop-motion çalışmasından etkilenmiştir. Bu resmiyle, Paris'in avant garde çevrelerinden tepki almış ve Salon des Independants tarafından eseri reddedilmiştir. Geleneksel ve kabul gören sanat üretim yöntemlerini ironi ve yergi eşliğinde yıkmak Duchamp'ın kariyerinin ana fikirlerinden olmuştur. 

 "Merdivenden inen Çıplak" resminde olduğu gibi, Marcel Duchamp merdivenlerden iniyor. 
   Fotoğraf Eliot Elisofon 
1913'te ortaya koyduğu ilk hazır nesne olan Bisiklet tekerleği ile birlikte Duchamp sanatsal yeteneğin antitezi olan bir yaratıcı sürece girmiştir. Kendisini geleneksel resimden uzak  tutmaya ve sanat eserinin kavramsal değerinin ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Ona göre nesne sanat eseri olur, çünkü sanatçı onu o şekilde tasarlamıştır.
Duchamp'ın diğer belki de en ünlü hazır nesnesi başaşağı duran bir pisuar olan "Çeşme"'dir. 
Bu çalışma halkın beğenisinin ve sanatsal tekniklerin sınırlarını zorlamıştır.
Duchamp'ın parodilerinden birisi, bir Mona Lisa reprodüksiyonu üzerine çizdiği sakal ve bıyıktır. Marcel Duchamp, şişe rafı ya da kar küreği gibi seri üretim ürünlerini heykel olarak sergileyerek "yüksek sanat", "kültür" ve pazardaki ürünler hakkındaki geleneksel düşünce ve kanıları hedef almıştır. 

Görsel parodilerini eserlerine verdiği isimlerle de güçlendirir: Çeşme isimli eserini "R. Mutt"  (Bir yandan Amerikalı sanatçı tarafından yapılmış izlenimi verirken bir yandan da Almancadaki Armut - fakirlik kelimesinin anlamını da kullanarak) olarak imzalaması, üzerine sakal çizdiği Mona Lisa'yı (Fransızca "elle a chaud au cul" olarak okunup "kızın kalçaları yakıcı" olarak tercüme edilebilecek) L.H.O.O.Q. olarak adlandırması gibi..
1920'ler sanatı satranç oynamak için bıraktığını açıklamış, provakatör rolünden hiç kopmamış Duchamp Cubism'den Dada'ya ve Sürrealizm gibi birçok sanat akımıyla bağlantılandırılmış ve Pop sanat (Andy Warhol), Minimalizm (Robert Morris) ve 
Kavramsal Sanat (Sol LeWitt) gibi birçok akıma yol açmıştır.
Bu üretken sanatçının, sanat tarihine en büyük katkısı, statükoyu kırmak için, 
varolan normları sorgulama, uyarma, eleştirme yetisiydi. Çalışmalarıyla, modern 
hayatın endüstriyel ürünlerinin de sanatın verimli bir kaynağı olabileceğini göstermiştir.
Duchamp'ın Çeşme eseri 2004 Aralığında İngiliz sanat çevresinden 500 kişinin oylarıyla 
20. yüzyılın en etkili eseri seçilmiştir. Bugün de günümüz sanatçıları üzerindeki etkisi devam etmektedir.